top of page

MİDLAS VE DİKEY ATIM SİSTEMLERİ



Dikey atım sistemleri nedir ve nasıl ortaya çıkmıştır?


Roket sistemleri ikinci dünya savaşı sırasında yaygınlaşmaya başlamış olsa da bu sistemler savaş gemilerine soğuk savaş zamanında entegre edilebilmişti. İlk füze taşıyan gemiler karada kullanılan fırlatma sistemine benzer bir sistem kullandılar. Daha sonra ise gemilere özel fırlatma sistemleri geliştirmeye başlamıştır ve bu sistemlerden en gelişmişi günümüzde kullanılan dikey atım sistemleridir. (İngilizcede vertical launching system (VLS) olarak geçer.).

İlk gerçek dikey atım sistemi kara sınıfı kruvazörlerde 1970’lerde kullanılmıştır. Günümüzde ise neredeyse her donanmanın orta ve büyük boy savaş gemileri bu sisteme sahiptir(uçak gemileri gibi özel amaçlı gemiler hariç).


Bu sistem dikey bir tüp şeklindedir ve adını buradan alır. Pek çok farklı türden füze tüpün içinde dikey olarak taşınır ve füzeler boyutlarına göre tek bir tüpe birden çok füze sığacak şekilde yerleştirilebilir (genelde en fazla 4 tane).


Bir gemide kaç tane fırlatma tüpü bulunacağı geminin boyutuna ve kullanım amacına göre değişebilir. Mesela ABD donanmasının belkemiği olan Arleigh Burke sınıfı muhripler 96 adet fırlatma tüpü taşırken daha küçük bir gemi olan Fransız Aquitaine sınıfı fırkateynlerde 16 adet tüp vardır. Türkiyede ise fırkateynlerimizden Barbaros sınıf olanların bazıları 32 tüp taşırken yeni yapılan İstif sınıfı olanlar 16 tüp taşır.


Amerikan kruvazörü USS Lake Erie bir dikey atım sisteminden RIM-156A füzesini fırlatırken
Amerikan kruvazörü USS Lake Erie bir dikey atım sisteminden RIM-156A füzesini fırlatırken



Bu sistemler neden önemli?


Dikey atım sistemleri modern bir savaş gemisinin temel silah sistemidir. Aynı anda birden fazla tüp ateşlenebildiğinden dolayı bir geminin kaç tüp taşıdığı o geminin ateş gücünü doğrudan etkiler. Ayrıca tüplere pek çok farklı türde füze konulabildiğinden dolayı bir görev için gemideki füzeler değiştirilmek istendiğinde bir fırlatma platformu takmaya-sökmeye gerek olmaz, sadece değiştirilmek istenen füzeler çıkarılır ve yerine yenisi takılabilir.

Bu sistemler geminin içine gömülü olduğundan dolayı mühimmata ayrıca koruma sağlar ve olası bir saldırıda füzelerin zarar görmesini bir miktar da olsa engeller. Bunca avantajına rağmen bu sistem kusursuz değildir ve kayda değer bir eksiği vardır: denizdeyken dolum.

Füzeler ateşlendikten sonra boş tüplere yeni füzeler koymak zor bir iştir ve bir limanda yapılması gerekir. Bu sistemi doldurmak bir ipliği iğneden geçirmeye benzer, ama iplik patlayıcı doludur. O yüzden denizdeyken doldurulması çok risklidir. Bu da bir gemideki fırlatma tüplerinin sayısının önemini arttırır.


Bir tomahawk füzesinin dikey fırlatma sisteminden çıkarılması
Bir tomahawk füzesinin dikey fırlatma sisteminden çıkarılması


Alternatifleri var mı?


Aslında dikey atım sistemleri gemilerden füze fırlatmanın tek yolu değildir. Bu sistemler geliştirilmeden önce de gemilerden füze atabilecek sistemler vardı. Günümüzde de dikey atım sistemlerini taşıyamayan küçük savaş gemileri füze fırlatabilen sistemlere sahiptirler.

Ancak bu sistemler bazen sadece kısıtlı bir yöne bakabilen görece dar bir atış açısına sahip fırlatıcılardır. dikey atım sistemleri ise füzeyi doğrudan yukarı fırlattığından dolayı 360 derecelik  atış açısına sahiplerdir. Geminin içine gömülü olduklarından dolayı da füze başına kapladıkları güverte alanı daha azdır. Dikey atım sistemlerine bir diğer alternatif ise konteynerleştirilmiş silah sistemleridir. Bu sistemlerden detaylı olarak bahsetmeyeceğim ama basitçe anlatmak gerekirse bunlar bir konteynerin içine yerleştirilmiş bir veya birkaç füze sığdırılabilen fırlatma platformlarıdır. Herhangi bir gemiye yerleştirilebilseler de büyük bir savaş gemisine yeterli ateş gücü sağlamakta yetersiz kalırlar. Bu yüzden dikey atım sistemleri günümüzde en çok tercih edilen sistemlerdir.


Konteynerleştirilmiş silah sistemi
Konteynerleştirilmiş silah sistemi


Kaç farklı dikey atım sistemi var?


Dikey atım sistemleri üreten ve geliştiren ülkeler ABD(Mark41, Mark48, Mark57), Rusya(3S-14), Çin(GJB5860-2006), İngiltere(GWS26, GWS35), Fransa(Sylver), Güney Kore(KVLS), Tayvan(HY-VLS) ve Türkiye’dir (MİDLAS) (Lisanslı üretilen yabancı sistemler dahil edilmemiştir.)


NATO ülkelerinin çoğu ve Amerikan müttefikleri(Avustralya, Kanada, Şili, Danimarka, Finlandiya, Almanya, Japonya, Hollanda, Norveç, Güney Kore, İspanya, Tayvan, Tayland, Türkiye, İngiltere) ABD yapımı sistemleri kullanırken Çin ve Rusya’dan gemi alan ülkeler de o ülkelere ait sistemleri kullanırlar. Türkiye de eski gemilerinde Amerikan yapımı sistemleri kullanırken CAATSA yaptırımları sebebiyle bu sistemleri satın alamamış ve MiDLAS sistemini geliştirmiştir. Güney Kore ve Fransa gibi ülkelerin kendi sistemlerini geliştirmeleri ise yaptırımlar yüzünden değil, tedarik kolaylığı, daha düşük maliyet ve yeterli teknoloji gibi sebeplerdendir.


ABD yapımı Mark 41 dikey atım sistemi
ABD yapımı Mark 41 dikey atım sistemi


MiDLAS Nedir ve Neden Önemlidir ?


MİDLAS ya da tam adıyla Milli Dikey Atım Lançer Sistemi Roketsan tarafından geliştirilen bir dikey atım sistemidir. ABD’nin uyguladığı CAATSA yaptırımları sonucu Mark serisi dikey atım sistemlerinin alınması engellenmiş ve bunu üzerine zaten yapılması planlanan MİDLAS projesi hızlandırılmıştır. İlk olarak TCG İstanbul fırkateynine yerleştirilmiştir ve bundan sonra yapılacak olan İstif sınıfı fırkateynlerde ve TF-2000 sınıfı muhriplerde de kullanılması planlanmıştır. Ayrıca MİLDEN projesi kapsamında yapılacak olan denizaltıların da özelleştirilmiş bir MiDLAS sistemi taşıması planlansa da henüz kesinleşmemiştir.


Türkiye dışında Endonezya da MİDLAS sistemine ilgi göstermiştir ve Balaputradewa sınıfı fırkateynlerinde MİDLAS sistemini kullanmaktadırlar(henüz bu gemiler inşa halindedir ama sistemi kullanacakları kesinleşmiştir.).Bu sistem ABD yapımı Mark serisi sistemlerle kıyaslanabilir ve Hisar(hava savunma füzesi), Siper(hava savunma füzesi), Atmaca (gemisavar füze), Gezgin (seyir füzesi) gibi pek çok farklı füzeyi taşıyabilir. MiDLAS sistemini Türkiye için bu kadar önemli kılan şey tamamen yerli imkanlarla geliştirilmiş olmasıdır. Bu da ambargolara rağmen gemilerimizin silah sistemi sıkıntısı yaşamaması anlamına gelir. Dikey atım sistemi olmayan bir modern savaş gemisi dişsiz bir köpekbalığına benzer, yüzebilir ama saldıramaz. Yani MİDLAS sistemi gemi üretiminde bağımsızlığımız için büyük bir adımdır.



MİDLAS sistemini kullanan ilk gemi TCG İstanbul (geminin baş tarafında topun arkasında gözüken yükselti dikey atım sistemidir)
MİDLAS sistemini kullanan ilk gemi TCG İstanbul (geminin baş tarafında topun arkasında gözüken yükselti dikey atım sistemidir)


KAYNAKÇA













Yorumlar


bottom of page