top of page

Havadan Bağımsız Tahrik Sistemli Denizaltılar ve Dizel Motorlu Denizaltılar Arasındaki Farklar

Denizaltıların tarihi:

Denizaltılar ile ilgili başlıca tasarım günümüzdekine benzer haliyle ilk defa Leonardo da Vinci’nin tasarımlarında görülmektedir. Da Vinci’nin 15.yüzyılda yaptığı bu tasarımın hayata geçirildiğine dair resmi bir delil yoktur.

Motorlu tahrik sistemine sahip olan ilk denizaltılar ise 19.yüzyılın başlarında ortaya çıktı. 1800’lü yılların ortalarında ise Fransızların ve İngilizlerin denizaltılar ile ilgili önemli çalışmaları olmuştur ve bu gelişmeler sonucunda da Amerikan İç Savaşı’nda denizaltılar kullanılmıştır.1880 yılında ise İngilizler tarafından üretilen ilk seri üretim denizaltılar hizmete girmeye başlamıştır ve bu denizaltılardan iki tanesi Osmanlı İmparatorluğuna verilmiştir. Bu denizaltılar tarihte torpido atabilen ilk denizaltılardır.1900’lü yılların başında ise artık dizel motorlu denizaltılar donanmalarda yer almaya başlamıştır. Bu denizaltılar su üstünde iken dizel motorlarını çalıştırarak bataryalarını şarj edip su altında elektrik tahrikli motorlarını bataryalarda depolanan elektrik enerjisi ile çalıştırıp hareket ediyorlardı. 1. Dünya Savaşı’nda kendine yer bulabilen denizaltıların altın çağı ise 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanmıştır. 2. Dünya Savaşı’nda Almanların u-botları Atlantik Okyanusu’nda müttefiklerin birçok sivil ve askeri gemisini imha edince denizaltıların gelişmiş donanmalar için ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

1950’li yıllarda ABD, nükleer denizaltılarını kullanıma alarak denizaltı yarışına çok önemli bir giriş yapmıştır. Nükleer tahrikli denizaltılar enerji üretmek için su üstüne çıkıp motorlarını çalıştırmaya gerek duymuyorlardı çünkü nükleer füzyon ile sağladıkları ısı enerjisi türbinler yardımıyla elektrik enerjisine çevirip motoru besleyebiliyorlardı.


Denizaltılarda enerji nasıl üretilir ve havadan bağımsız enerji üretme yöntemleri

Denizaltılarda kullanılan başlıca enerji elektrik enerjisidir. Bu elektrik enerjisi ise çeşitli jeneratör sistemlerinden sağlanmaktadır. Sıradan konvansiyonel denizaltılar su üstüne çıkıp motor çalıştırarak bu enerjiyi üretir. Havadan bağımsız tahrik sistemine sahip olan denizaltılar ise 3 şekilde elektrik üretebilirler.


Bunlardan birincisi Stirling Motorudur, kökeni 1816 yılına kadar uzanan Stirling motorunun çalışma prensibi, bir dış kaynaktan elde edilen ısının çalışma gazına aktarılması üzerine kuruludur. Isınan bu gaz pistonlara gönderilir, hareket sağlanır ve ardından gaz, farklı bir soğutma bölmesine tahliye edilir. Temelinde buharlı motor gibi çalışan Stirling motorları, buhar kullanmasa da oksijen ya da başka gazları “ısıtma- soğutma- geri dönüştürme” prensibine uygun çalışır ve pek çok platformda kullandığımız içten yanmalı motorların aksine, bir gaz çıkışı yoktur. Bunun yerine gazlar kapalı bir devre içerisinde dolaşım halindedir.


İkinci yöntem ise yakıt hücreleri ile enerji üretimidir. Yakıt hücrelerinde depolanan sıkıştırılmış hidrojen ve oksijen kullanarak su elektrik ve ısı üretilir. Elektrokimyasal bir reaksiyon ile enerji üretildiği için çok sessizdir ve yüksek verimle çalışmaktadır. İkmal yapabilmesi için bazı zor koşulların olması ve üretiminin sadece birkaç firmayla sınırlı olması sınırlayıcı bir etken olmasına karşın konvansiyonel denizaltılar içerisinde en teknolojik enerji üretim sistemlerinden biridir.



Üçüncü bir yöntem ise kapalı devre buhar türbini(mesma) sistemidir Fransa’nın geliştirdiği ve Mesma olarak adlandırılan havadan bağımsız tahrik sistemidir. Kapalı devre bir yakma hücresinde buhar üretilmesi ve bu buharla türbinlerin çalıştırılması esasıyla çalışır. Aslında buhar üretmek için nükleer reaktör yerine konvansiyonel bir yakıcı kullanan bir sistemdir. Oldukça sessiz ve güvenli çalışan bir sistem olmasına rağmen yüksek oksijen tüketimi sebebiyle büyük oksijen depolarına ihtiyaç duyar ve denizaltılarda işgal ettiği alan fazladır.



Havadan bağımsız tahrik sisteminin avantajları

Dizel motorlar ile çalışan denizaltılar belli bir süre su altında hareket ettikten sonra su üstüne çıkıp dizel motorlarını çalıştırıp elektrik üretmeye ya da oksijen toplayıp depolamaya ihtiyaç duyar ve bunu yaparken gizliliği bozulur. Bu an bir denizaltının en önemli özelliği olan gizliliğin bozulduğu ve en savunmasız olduğu zamandır. Havadan bağımsız tahrik sistemi ile enerji üreten denizaltılarda denizaltının denizin altında kalma sınırı haftalardan aylara çıkar ve bu deniz aracının operasyon gücünü büyük ölçüde arttırır. Bu sayede denizaltılar uzun süre su altında görev icra edebilir ve görev süreleri genel olarak personelin gıda ihtiyacı ile sınırlıdır. Bazı havadan bağımsız tahrik sistemli denizaltıları deniz suyundan oksijen ve hidrojen üreterek bünyesindeki dizel motorlarının ve denizaltı mürettebatının oksijen ihtiyacını karşılayabilir. Ayrıca havadan bağımsız tahrik sistemine sahip denizaltılar görev sırasında en az ses ile çalışabildiği için önemli operasyonlar için sıkça tercih edilmektedirler. Nükleer tahrikli denizaltıların devamlı olarak çalışan reaktörün devirdaim pompalarının çıkardığı gürültünün sebep olduğu ses izi gizliliği için bir tehdit unsurudur.


Türkiye’nin havadan bağımsız tahrik sistemine sahip denizaltı projeleri

Türkiye’nin şu an aktif olarak görevde 12 adet dizel tahrikli denizaltısı bulunmaktadır. Bu 12 denizaltı ile Türkiye NATO’'nun ikinci Doğu Akdeniz'in ise en büyük denizaltı filosuna sahiptir . Türkiye 2009 yılında yeni tip denizaltıların ortak üretimi için yeni bir proje başlatmıştır. Bu projede amaç hem Ay sınıfı denizaltıları hizmetten çekip yerine teknoloji ve taşıma kabiliyeti yüksek yeni denizaltıları koymak hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin deniz gücü olan Türk Donanması’na havadan bağımsız tahrik sistemi kabiliyeti eklemekti . Bu bağlamda teklife

çağrı dosyası yanıtlandı ve alman HDW firması ki şu an kullandığımız U-209 sınıfı denizaltıların üreticisi olan firma bu ihaleyi aldı. Almanların U-212 sınıfı denizaltısı baz alınarak geliştirilen ve bu sınıfın ihraç versiyonu olan U-214 sınıfı denizaltı seçildi.

Türkiye için üretilecek olan bu denizaltılara ilk başta Cerbe sınıfı adı verildi daha sonra ise Reis sınıfı denizaltı olarak adlandırıldı. Ama seçilen bu denizaltını diğer denizaltılardan farklı birtakım özelliklere sahip olacaktı. U-214 sınıfı denizaltılarda artık devri geçmiş kurşun asit bataryaları kullanılmaktaydı ve belirli derinliklerde baş gösteren belli bir denge sorununa sahipti . Deniz Kuvvetleri Komutanlığı dizayn proje ekibinin de çalışmalarıyla denge sorununu çözecek bir denizaltı tasarımı geliştirildi ve kurşun asit bataryalar yerine daha verimli lityum iyon bataryalar kullanılması planlandı. Projede kullanılacak olan ve denizatının gizliliğini arttıran ram boyası da milli imkanlar ile üretildi . Aynı zamanda bu denizaltıların birçok alt sistemini Havelsan, Aselsan, Koç Savunma Meteksan gibi savunma sanayi şirketleri üretmektedir. Projenin yürütülmesinde ve dizayn faaliyetlerinde ise STM aktif görev almakta ve burada kazandığı tecrübe ve deneyimini MİLDEN(Milli Denizaltı) denizaltıları için kullanmayı planlamaktadır. milden projesinde ise amaç milli imkanlar ile bir denizaltı tasarlayıp deniz kuvvetlerinin kullanımına sunmaktır. MİLDEN projesinde ise havadan bağımsız tarhik sisteminin de opsiyonel olarak eklenmesi planlanmaktadır.



STM Deniz Projeleri Direktörlüğü, ‘5. Uluslararası Savunma Sanayii Milli Yatırımları ve Teknolojileri Konferansı Sunumu’, Eylül 2018

Şahin, Anıl; (2021), “Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda 2021’de Gerçekleşecek Gelişmeler”, SavunmaSanayİST, (17 Ocak 2021), https://www.savunmasanayist.com/turk-deniz-kuvvetleri-2021/.(Erişim Tarihi: 5 Mayıs 2021)

Yıldırım Göksel; (2020), “Savunma sanayisinde hedef Pakistan’da yeni projeler”, Anadolu Ajansı, (25 Şubat 2020), https:// www.aa.com.tr/tr/ekonomi/savunma-sanayisinde-hedef-pakistanda-yeni-projeler/1744331.(Erişim Tarihi: 5 Mayıs 2021)

https://www.google.com/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Fwww.tdefenceagency.com%2Freis-sinifi-denizaltilarda-harekat-kabiliyeti%2F&psig=AOvVaw23u9KoHJ_irQornOPxQenr&ust=1668040796992000&source=images&cd=vfe&ved=0CA0QjRxqFwoTCICA8aXun_sCFQAAAAAdAAAAABAE





44 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page