top of page

Hava Savunma Sistemleri Tarihi ve Gelişimi

Hava savunma sistemleri, uçakların savaş meydanına çıkmasına karşı geliştirilmiş zaruri bir doktrindir. Uçakların da yeni özellikler kazanması sebebiyle tez – antitez şeklinde gelişen hava savunma sistemleri, ilk olarak uçaklara karşı top ve tüfeklerin kullanımından başlayıp günümüzün modern hava savunma sistemlerinin kullanımına kadar evrilmiştir. Günümüzde kara ve deniz kuvvetleri bünyesinde, stratejik altyapı ve savunma noktalarını koruma sağlayarak ülke savunmasının en önemli temellerinden birini oluşturmaktadır.

İlk Kullanımı


1870 Prusya-Fransa Savaşında Paris’i kuşatan Almanlara karşı Fransızlar, şehirle iletişimi balonlarla yapmıştır. İlk hava savunma denemesi burada olmuştur ve Almanlar bu balonları topçularla vurmayı denemiştir. İlk düşürülen uçak ise 1912 yılında Trablusgarp Savaşında bir Türk askerinin tüfeğiyle vurulan İtalyan uçağıdır.








Birinci Dünya Savaşındaki Gelişmeler


1.Dünya Savaşında ise büyük devletler, hava savunma için sayısı az da olsa özel tasarlanmış topçu birlikleri kullanmıştır. Savaşın başında uçakların kuvvet çarpanı etkisini fark edemeyen devletler hava savunma alanını gereksiz masraf olarak görmekteydi. Bundan dolayı, savaşın başında beklenen katkı alınamadı. Hedefin hızı ve yüksekliğinin doğru tespit edilememesi gibi teknik problemler dolayısıyla merminin ne zaman patlayacağı hesaplanamadı. İlk kez 30 Eylül 1915’te Sırp topçularının karadan havaya doğru açtığı ateşle bir uçak düşürüldü. Ancak uçağı düşüren Sırp topçusu hava savunma amaçlı tasarlanmamıştı. Savaşın sonuna doğru uçaksavarların sayısı ve yetenekleri artırıldı. Bu artırılan yeteneklere nişangahların düzenlenmesi, yükseklik/mesafe bulma tekniklerinin geliştirilmesi ve makineli tüfeklerin platformlara dahil edilmesi gibi örnekler verilebilir. Uçaksavarlar, her ne kadar savaşın başına göre yol kat ettiyse de başarı oranı yüksek olmaktan çok uzaktı. Yine de edinilen deneyimler iki savaş arası dönemde hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinde kullanıldı.



Birinci Dünya Savaşında Kullanılan Hava Savunma Sistemleri


ALMANYA: 7.7 cm Leichte Kraftwagengeschütze M1914

8.8 cm Flak 16


İNGİLTERE: QF 13-pounder 9 cwt

QF 3-inch 20 cwt


FRANSA: Canon de 75 antiaérien mle 1913

Canon de 75 antiaérien mle 1917


İki Savaş Arası Dönemdeki Gelişmeler


Uçakların motor ve mühimmat kapasitelerinin geliştirilmesi ile hava savunma konusu daha da önem kazandı. Alçak irtifadaki uçaklar için seri atış yapabilen sistemlere geçilirken yüksek irtifadakiler içinse balistiğe daha çok önem verildi. Ayrıca sabit sistemler yerine kara birliklerine eşlik edebilecek motorlu uçaksavarların da yapılması gerektiği fikri ortaya çıktı. 1930’larda radar teknolojisinin gelişimi ve İngilizlerin analog mekanik bir bilgisayar (Vickers no.1) yardımıyla yükseklik ve mesafe ölçümleri yapabilmesi düşman uçaklarının konum tespiti konusunda önemli mesafe katetilmesini de sağladı. Ayrıca birçok ülke, roketlerin hava savunmanın önemli parçalarından biri olabilmesi ihtimalinden dolayı roket teknolojisi üzerinde de çalışıyordu.






İkinci Dünya Savaşı


Savaş uçaklarının iyice gelişip yaygınlaşmasıyla hava savunma sistemlerinin de önemi arttı. Bir uçağı havada bir fighter(avcı) uçağıyla düşürmeyi denemek de bir çözümdü fakat karadan havaya müdahale mutlaka gerekliydi. Her ne kadar uçaksavarlar mobilize olarak tasarlanmaya çalışıldıysa da genellikle Britanya Muharebesi’nde olduğu gibi fabrikalar, üsler, havaalanları ve limanlar gibi stratejik yerleri korumakla görevlendirildiler. Uçaksavar bataryaları, Birinci Dünya Savaşı’na göre daha başarılıydılar çünkü yeni teknolojilerden ve otomasyondan yararlanılarak geliştirilmişlerdi. İngilizler, Kerrison Predictor ile 40 mm Bofors topunu birleştirip yüksek isabet oranlı bir hava savunma sistemi kurmuştu fakat elektrik ihtiyacı yüksek olduğundan lojistik sorunlara yol açabiliyordu.

Almanlar ve İngilizler daha çok hava savunma kaleleri tarzında yapılar oluşturmuştu. Ayrıca birçok hava savunma topunun tanksavar olarak da kullanılabildiği fark edilmiş ve zaman zaman ihtiyaca göre anti-tank silahlara çevrilmiştir. Savaş sonrası yapılan analizlere göre önceki dünya savaşına göre daha başarılı olan bu sistemler yine de her on bombardıman uçağından yalnızca birini vurabilmekteydi. Öncelik sıralamasında aşağıda olan hava savunma sınıfı, nükleer bombanın kullanımıyla öncelik sırasında yukarılara ilerledi ve soğuk savaşta önemli bir mücadele alanı oldu.


İkinci Dünya Savaşında Öne Çıkan Sistemler


ALMANYA:

12.8cm FlaK 40

Flakpanzer IV Mobelwagen


İNGİLTERE:

British Bofors 40mm

QF 4-inch naval gun Mk XVI


SSCB:

72-K (Model 1940)

ZSU-37


ABD:

120 mm M1

M45 Quadmount







Soğuk Savaş


Nükleer savaş riskinden dolayı %100 başarı oranının hedeflendiği bu dönemde süper güçler birçok sınır ötesi harekat da yaptılar. Hem modern mobilize hava savunma sistemleri hem de balistik füze ve bombardıman uçaklarına karşı etkili yeni statik hava savunma sistemleri geliştirilmeye çalışıldı. ABD; bilgisayarlı, radarlı, mühimmatlı ve neredeyse otomatik bir sistem olan M51 Skysweeper sistemini üretti. Ayrıca hava savunmanın başarılı olabilmesi için radarlarla geniş bir bölgeye hakim olunması gerektiği ve büyük bir radar ağından faydalanılması gerektiği öngörüldü. Bunun üzerine, 1961 yılında NATO Entegre Hava Savunma Sistemi kuruldu.


Jet uçaklarının yaygınlaşmasıyla karadan havaya güdümlü füzeyle çalışan uçaksavar sistemlerine yönelim arttı. 1960 yılında ABD RSD 58 füze sistemini kullanmaya başlarken, Ruslar S-75 Dvina karadan havaya füze sistemini üretti. Aynı zamanda 1960’lı yıllarda MANPADS (Man-portable air-defense systems) kullanımına başlandı. Oldukça mobil olan bu silahlar elde taşınabiliyor veya bir aracın tepesine takılabiliyordu. MANPADS, jet motorunun arkasında bıraktığı ısıyı kızılötesi ışınlar yardımıyla tespit ederek çalışan ve güdümlü olan çok kullanışlı silahlardır. Günümüzde terör gruplarının en çok kullandıkları silahlardan biridir.


Roket teknolojisinin gelişmesiyle sadece uçaklara karşı değil geliştirilen yeni füzelere karşı da savunma sistemleri oluşturulmaya başlanmıştır. Alçak, orta ve yüksek irtifa diye sınıflandırılan birçok sistem üretilmiş ve başarı oranları günden güne artırılmıştır.


Soğuk Savaş Sırasında Geliştirilmiş Öncü Sistemler

ABD:

-MIM serisi karadan havaya füzeli hava savunma sistemleri(MIM-46 Mauler, MIM-104 Patriot, MIM-23 Hawk, MIM-72 Chaparral)

-Safeguard anti balistik füze programı

SSCB:

-S serisi karadan havaya füzeli hava savunma sistemleri(S-25 Berkut, S-75 Dvina, S-125 Neva/Pechora, S-200, S-300 -A-35 anti-balistik füze sistemi





Günümüz


Nükleer ve balistik tehditin yanına bir de terör sorunu eklenince hava savunma sistemleri daha elzem hale geldi. Bundan dolayı, günümüzde alçak, orta ve yüksek irtifa için birçok hava savunma sistemi bulunmaktadır. Bir er tarafından taşınabilen MANPADS roketlerinden, balistik füze avcısı olarak kullanılabilen gelişmiş hava savunma sistemleri geçmiş savaşlardaki platformlara göre ülkelerin hava sahalarının korunmasında önemli bir faktör olarak göze çarpıyor. Hava sahasını koruma ve hava savunma sistemleri ülkemiz için çok önem vermemiz gereken bir milli güvenlik sorunudur. Bu sebeple, hava savunma sistemleri konusundaki eksiklerimizi gidermek için gerek müttefiklerimizden gerekse diğer ülkelerle görüştüğümüz çalkantılı dönemler geçirdik. Müttefikimiz olan ABD, kendilerinden istediğimiz Patriot Hava Savunma Sistemini ülkemize satmadı. Birkaç politik olay sonucunda ülkemiz Rusya’dan S-400 Hava Savunma Sistemini satın aldı. Her ne kadar S-400 sistemi alınmış olsa da Türk Savunma Sanayii, kendi yerli hava savunma sistemlerini de üretmek için gerekli ar-ge ve ür-ge çalışmalarını yapmaktadır. Bu çalışmalar sonucunda Hisar ve Siper hava savunma sistemleri geliştirilmektedir. Ayrıca NATO görevi kapsamında İspanyol Patriot bataryaları İncirlik Üssü’nde konuşlandırılmış durumdadır.





Gelecek

Günümüzde artan İHA ve SİHA sistemleri ve harp sahasındaki etkinlikleri, hava savunma doktrinlerini değişime ve gelişime mecbur etmektedir. Bu sistemler dışında STEALTH teknolojisiyle geliştirilen savaş uçakları da ülkelerin hava savunma sistemlerini geliştirmeye ve yeni çözümler bulmaya zorlamaktadır. Aksi takdirde, bu kuvvet çarpanları harp sahasında önemli değişikliklere imza atacaktır. Dronelara karşı ABD, İsrail ve Türkiye gibi ülkeler lazer ışınlı sistemler üzerine çalışmalar yapmaktadır. Bu tehditler dışında geleneksel hava savunma doktrinleri çerçevesinde ülkeler sistemlerde modern teknolojiler geliştirmeye devam etmektedir. Özellikle Türkiye, bu konuda başı çekmektedir. Önümüzdeki senelerde Türk semalarını yerli Hisar ve Siper hava savunma sistemleri koruyacaktır.



KAYNAKÇA















444 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

LUGER P08

ÇAKIR

Mavzer

Commenti


bottom of page